Google Hummingbird Algoritması

Hummingbird Algoritması Nedir?

Türkçe karşılığı sinekkuşu olan Hummingbird, Google’ın kullanıcılara daha alakalı sonuçlar sunabilmek için geliştirdiği çok önemli bir algoritmadır. Bu algoritmanın asıl amacı Google’da sorgu aratan birinin tam olarak ne dediğini anlayabilmek ve ona uygun sonuçlar gösterebilmek. Hummingbird algoritması 20 Ağustos 2013 yılında yayına girmiştir.

İki sene önce ortaya çıkan bu algoritmayı şu örnekle açıklandı: 1950’lerde yapılmış bir araba düşünün. Bu arabanın çok iyi bir motoru olabilir ancak yakıt püskürtme veya kurşunsuz benzin kullanamama gibi bazı zayıf noktaları var. Google’ın, Hummingbird algoritmasına geçmesi ile beraber, bu aracın eski motoru son model bir motorla değiştirilmiş oldu. Ayrıca bu değişiklik o kadar hızlı oldu ki, kimse bu değişikliği fark etmedi. 🙂

Hummingbird algoritmasının ne hedeflediğini de basit bir örnekle anlatmak istiyorum.

Şu tarz bir arama yaptığınızı düşünün: Beşiktaşta Levis kot satan dükkanlar

hummingbird algoritması örnekleri 1

Bu tarz bir aramada kullanıcının hedeflediği bellidir: Beşiktaş’ta Levis kot satın alabileceği fiziki dükkanların listesini görmek. Boyner, morphipo veya markafoni’nin kullanıcının istediği cevaplar olmadığından eminiz herhalde. 🙂

Peki Google, kullanıcının yaptığı arama ile neden bu sonuçları eşleştirdi. Bunun cevabı basit aslında. Google bu sorguda kullanıcının ne istediğini anlamadı. Sadece Levis kot konusunda SEO açısından güçlü gördüğü firmaları arama sonuçlarında üst sıralarda çıkardı.

İşte Hummingbird algoritması tam da burada devreye giriyor. Eğer bu algoritma doğru çalışsaydı, belki de kullanıcının karşısına internet sitesi olan ve Beşiktaş’ta kot satan bir firma çıkacaktı. Her şeyi geçtim, hiç değilse Levis’ın resmi sayfasının mağaza bul sayfası karşımıza çıksaydı 🙂

hummingbird algoritması örnekleri 2

Hummingbird Algoritmasının Gelişimi SEO’yu Öldürür Mü?

Yukarıda anlattıklarımdan sonra muhtemelen SEO’nun geleceği hakkında endişe duymaya başladınız. Panik yok, durum hiç de öyle değil. 🙂

Geleneksel SEO çalışmalarının her geçen gün önemini kaybettiğini hemen hemen her yazımda anlatmaya çalışıyorum. Onlarca kalitesiz siteden backlink almak, dizinlere kayıt olmak, aşırı anahtar kelime kullanımları, eskiden SEO çalışmalarında işe yarıyorken, artık bu çalışmalar web sitelere zarar verir hale geldi diyebiliriz.

Peki SEO’nun geleceği nedir?

SEO ile dijital pazarlama çalışmaları birbirleri ile paralel ilerleyen çalışmalar olmasına rağmen gelecekte bu iki konu tamamiyle birbiriyle iç içe girecektir.

Bu çıkarıma nasıl ulaştığımı sizlere 2 örnekle anlatmak istiyorum.

Başlık – Meta Açıklamaları => Tıklanma Oranı

Başlık ve meta açıklamaları (özellikle başlık), SEO açısından çok değerli ve çok değerli olmayada devam edecek gibi duruyor. Ancak,

Geleneksel SEO çalışmalarında, SEO uzmanları genellikle bu alanlarda anahtar kelime kullanımı üzerine kanalize olup, tıklanma oranını pek dikkate almıyorlar. Ancak yapılan birçok araştırma gösteriyor ki, Google sonuçlardaki tıklanma oranı SEO açısından oldukça önemi.

Yani başlık ve meta etiketlerinde kullanıcıların ilgisini çekici belki biraz pazarlama diliyle söylemlere yer vermek, SEO durumunuzu daha da güçlendirecektir.

Backlink => Kullanıcı Davranışı

Backlink, backlink, backlink…

Seo dünyasının en tartışılan konusu hep backlink çalışmaları olmuştur. Doğal backlinkler, zararlı backlinkler, footer’dan backlinkler gibi gibi…Backlink konusunun çok önemli olduğunu tartışmaya bile gerek yok ancak şöyle bir gerçek var ki, backlink’in SEO’ya etkisinde ciddi değişiklikler var.

Nasıl mı?

Backlink çalışmalarında önemli olan backlink alınan sitenin kalitesi veya backlink’in çıkış yapıldığının çok ötesine geçmeye başladı. Kullanıcı, backlink için belirlediğiniz anchor’ı tıklayıp, sitenize geliyor mu? Yahut sitenize geldikten sonra sayfanızı hemen terk ediyor mu yoksa sitenin içerisinde geziniyor mu? Bu soruların cevaplarını veremiyorsanız, yakın tarihte aldığınız bu backlink de değerini kaybedecektir.

Yukarıdaki iki örneği daha da fazlalaştırmak mümkün ancak altını çizmek istediğim konu: Kullanıcı davranışı ile SEO‘nun ne kadar iç içe geçtiğidir. Yani SEO çalışmalarını Google için değil de kullanıcılar için yapmalısınız. En azından Google Hummingbird veya RankBrain algoritmalarında başarıya ulaşmak istiyorsanız. 🙂

Birkaç yıl sonra bence Google’ın patronları bile Google’ın hangi faktörleri göz önüne alarak arama sonuçlarını belirlediğini bilemeyecek. Kim bilir 🙂

Bir Makale Daha?

Google Panda Algoritması Nedir? – Panda Güncellemeleri