E-Ticaret ve Markalaşma Önerilerim

marka-yaratma-harley

 

Bugün sizlere paylaşacağım makalemin doğuş hikayesini yukarıdaki görsele borçluyum aslında. İlk gördüğümde beni oldukça etkileyen bu Harley Davidson reklamı, içerisinde çok ciddi mesajlar barındırıyor. Dolayısıyla birazdan anlatmaya başlayacağım konu da, markalaşmanın ne denli önemli olduğu üzerine olacak.

 

Harley Davidson denilince akla gelen ilk şey motosiklettir herhalde. Daha oturaklı, güçlü, pahalı ve karizmatik aletler…Diğer motorlar bir yere, Harley’ler bir yere..!

Peki biraz daha derinlere insek?

Biraz daha düşündüğünüzde aslında Harley Davidson’ın başka bir şeyi temsil ettiğini görürüz: Özgürlük!

Resimde “May wind be the only product in your hair” yazıyor. Yani saçındaki başındaki tek şey rüzgar olsun gibi bir şey anlatıyor 🙂

Özetle; senin kendini iyi göstermek için ekstra bir şeye ihtiyacın yok, sen bir Harley’cisin diyor 🙂

 

Bu aslında inanılmaz bir marka gücünü ortaya koyuyor. Harley Davidson kullanmak bir ayrıcalıktır! Herkes Harley’ci olamaz…

Böyle bir konumlanmayı becerebilen bir firma iseniz, motor denilince akla tabii ki ilk siz gelirsiniz. Daha sonrasında ise: Gelsin satışlar! 🙂

 

Peki e-ticarette marka stratejisi nasıl kurulmalıdır? Diğer firmalardan nasıl sıyrılmalısınız ve kendinizi göstermelisiniz?

 

Marka Nedir?

Marka nedir diye Google’da kısa bir araştırma yaptım ve wikipedia bana aşağıdaki cevabı verdi:

Marka, bir işletmenin mal veya hizmetlerini bir başka işletmenin mal veya hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlaması koşuluyla kişi adları dahil, özellikle sözcükler, şekiller, harfler, sayılar, malların biçimi veya ambalajları gibi çizimle görüntülenebilen veya benzer biçimde ifade edilebilen, baskı yoluyla yayınlanabilen ve çoğaltılabilen her türlü işaretleri içerir.

 

Bu anlatım konuya biraz fiziksel yaklaşıyor. Yani işletmenizi diğer işletmelerden ayırt etmek için kullanacağınız ifadelerden bahsediyor. Evet bunları yaparsanız firmanıza ait bir markanız olmuş olur fakat bu kadarı güçlü bir marka yaratabilmek için yeterli midir?? Pek sanmıyorum…

 

Güçlü markaların bence en önemli özelliği içinizde bir his uyandırabilmesidir.

Yani markanın adını duyarsanız ve bir saniyede bir şey hissedersiniz!!!

 

Gelin birkaç örnekle ne demek istediğimi biraz daha detaylandıralım.

 

Örnek:

Ekşi Sözlük: Tırı vırı dinlemeden, insanların bir konu hakkındaki düşüncelerini doğrudan öğrenebileceğiniz bir kaynak. (Samimiyet)

N11: Muhtemelen bir ürünün en ucuza sergilendiği platform. (Fiyat)

Sahibinden: İkinci el ve sıfır ürünleri satın alabileceğiniz bir platform olmasına rağmen akılda kalan ikinci el pazarı. Ayrıca insanların birbirlerini pek de kazıklamasına imkan vermeyen.  (Güvenilir ikinci el pazarı)

 

Bu örneklere çok daha fazla e-ticaret platformunu ekleyebilirim.

 

Marka Neden Önemli?

Yukarıda anlattıklarım aslında bir markanın neden önemli olduğunu anlatıyor ancak konunun size nasıl bir finansal getiri sağlayacağının da altını tekrar çizmeden geçmek istemiyorum.

E-ticaret dünyasını vahşi bir yaşamın olduğu bir orman gibi düşünüyorum. Ormanda aslanlar, kaplanlar, timsahlar bir de ceylanlar var 🙂 Ceylan çok güzel bir hayvandır ama inanın böyle bir ortamda ceylan olmak istemezsiniz.

Ne alaka?

Özellikle pazar yerlerinin sayısının ve bu yerlere olan talebin artması ile internetten ürün satmak hiç olmadığı kadar kolay ve aynı anda zor oldu. Biraz kafa karıştırıcı oldu değil mi?

İnternet kullanıcılarının ve bu kullanıcıların alışveriş alışkanlıklarının artması oldukça olumlu bir gelişme. Aslında birçok girişimcinin de iştahını bu kabartıyor.

Öte yandan, güçlü eticaret firmalarının her alana saldırması, koca koca pazarlama bütçeleri ve ellerindeki büyük verileri çok iyi analiz edebilme becerileri, biraz önce bahsettiğim bir eko sistemi ortaya koyuyor. Ceylanlar ve aslanlar…

Daha önce oldukça ilgi çekmiş olan “E-Ticaret Sitesi Kurmadan Önce Mutlaka Bilmeniz Gerekenler” isimli makalemi okumanızı kesinlikle öneririm.

 

Peki bu anlattıklarımın e-ticarette marka olmak ile ne gibi bir ilgisi var?

 

İşin matematiğine bakarsanız denklem çok basit. Marka demek, akılda kalmak demek. Akılda kalmak demek güven demek. Güven demek satış demek!

 

Peki bu güven nasıl sağlanır? Hemen anlatıyorum.

 

 

E-Ticarette Marka Nasıl Yaratılır?

Unutmayın ki, her ne kadar çok iyi ürünler satıyor olsanız da, birinin cebinden parasını almak kulağa hiç de sempatik gelmiyor. 🙂 Dolayısıyla öncelikle e-ticaret kavramı ile müşterileriniz arasındaki soğukluğu kırmalısınız.

 

1 – Akılda kalıcı bir isim: Markanızın adını çok iyi belirlemelisiniz. Bu konuya hızlıca ve özensizce yaklaşamazsınız. Eğer henüz bir markanız yoksa marka adınızı akılda kalıcı hatta insanların “ben galiba bu firmayı duymuştum” izlenimi yaratacak bir şekilde seçmenizi öneririm. Bunun en kolay yolu, iş kolunuzu markanızda geçirmeniz. örnek: tesbihane. Ne dersiniz? 🙂

 

2 – Logo: Logonuzda mutlaka kullanıcılara bir mesaj vermelidir. Hazır temalar kullanmak yerine bu işten anlayan ve sizin imajınızı doğru yansıtabilecek bir firma ile bu konuyu götürmenizi size öneririm. En beğendiğim logoyu sorarsanız:Yemeksepeti logo

3 – Tasarım: Peki web siteniz görüntüsü nasıl olmalı? Şekli şemali neye benzemeli?

Web site tasarımı hakkında sizlere iki farklı yorum yapmak istiyorum. Siz benim ne demek istediğimi anlayacaksınız.

Özel Tasarım Web Siteler? Son söyleyeceğimi başta söylemek istiyorum: Paranız varsa!

Özel tasarım web siteler ile (eğer ne yaptığınızı biliyorsanız) müşterilerinize çok daha iyi dokunuşlar yapabilirsiniz. Dolayısıyla markanızı da çok iyi anlatmış olursunuz…Müşteri portföyünüzü en iyi siz bildiğiniz için, onların da neleri seveceğini sizden başkası bilemez herhalde. 

Özel tasarım sitelerin her yerini istediğiniz gibi değiştirebilirsiniz. O olsun, o olmasın…Şöyle olsun böyle olsun…Ben müşterilerim sadelikten hoşlanır veya çok yanar döner bir şeyler yapmak gerek, gibi…

Peki problem ne?

Eğer bir tasarım site yapacaksanız başta söylediğim gibi çok paranız olmalı. Bu işe girdiğiniz taktirde planladığınız bütçenin 5-6 katını da yüksek ihtimalle ödemek zorunda kalacaksınız. Eğer gücünüz ve eticaret hakkında biraz bilginiz varsa bunu size önerebilirim.

Başka şansınız yok mu tabii ki de var!

Mutlaka Şablon Hizmet Veren Siteler Seçmelisiniz! Eğer yeteri kadar bütçeniz ve eticaret bilginiz yoksa tasarımdan uzak durup kendinizi mutlaka bir şablon tasarım üzerinden hizmet veren bir firmaya teslim etmelisiniz.

Bu tarz büyük firmalar ile çalışırsanız belki de başınız hiç ağrımayacaktır. Ancak bu firmalarında bir takım dezavantajlarını da görmezden gelmemelisiniz.

Nedir bunlar?

– Bu firmalar açık kod çalışmazlar. Yani sitenizi bir gün olduğu gibi kaldırıp götüremezsiniz.

– Tasarım seçeneklerinde hep bir sınır vardır. Yani kafanıza gelen her şeyi yapamazsınız.

Eğer bu tarz bir firmalar hakkında bilgi isterseniz bizimle dilediğiniz zaman iletişime geçebilirsiniz.

 

4 – Slogan

Konuya direkt olarak harika bir örnekle girmek istiyorum! Mastercard.

Paranın satın alamayacağı şeyler vardır. Geri kalan her şey için Mastercard

Bu slogan 1997 yılında bir Tv reklamı ile hayat buldu. Amerika’da bir baba oğlunu beysbol maçına götürüyor ve sosisli sandviç alıyor. Bu baba ile çocuk arasında geçen iletişim paha biçilemez sloganı birden ortaya çıkıyor ve inanılmaz bir virale dönüşüyor.

Tek kelime ile mükemmel!

İzlemek ister misiniz?

5 – İçerik Pazarlama

İşte en sevdiğim!

İçerik pazarlama bence e-ticarette markalaşmak için gereken en kuvvetli kanal. Neden mi?

Yazımın başlarında da ilettiğim gibi eticaret çok soğuk bir kavram. Yani bir mağazaya girseniz yanınıza güler yüzlü biri yanaşıp ortamı yumuşatmaya ve size yardımcı olmaya çalışır. Bu birçoğumuz dikkatini çekmese de (hatta belki bazılarımız bundan rahatsız da olsa), satışın sonuçlanması için çok önemli bir araçtır.

E-ticarette ise durum çok farklı. Bir tarafta bir bilgisayar veya telefon diğer tarafta siz. Yapayalnızsınız…Kafanız karışık, aldığınız ürünü pahalıya mı alıyorsunuz? Girdiğiniz site güvenilir mi? Aldığınız ürün doğru ürün mü? Kafada deli sorular…:)

İçerik pazarlama tam da bu noktada devreye giriyor. Kullanıcıya eticaretin saniyeler içerisinde vermesi gerekenleri belki uzun uzun açıklama fırsatı veriyor.

Bir örnek verelim. E-ticaretin god father’ı: Amazon.com

Linke tıklarsanız, Amazon’dan rastgele seçmiş olduğum bir ürün sayfasına gideceksiniz. Sayfayı dikkatlice incelerseniz (ama sonuna kadar) ne demek istediğim %100 anlayacağınızı düşünüyorum 🙂

Öte yandan size kesinlikle blog kurmanızı da öneririm. Müşterileriniz ile en iyi iletişim kurabileceğiniz yer hiç kuşkusuz blogunuz olacaktır. Örnek olarak Home Depot’un mükemmel blogunu size incelemeniz için önerebilirim.

6 – Word of Mouth

Gmail’in nasıl açıldığını hatırlıyor musunuz? Hatırlamıyorsanız kısaca bir anımsatayım.

Nisan 2004’te açılan Gmail, ilk aşamada davetiye sistemi ile çalışmaya başladı. Google çalışanlarına Gmail davetiyelerini ailelerine ve arkadaşlarına test etmeleri için göndermelerini söyledi. Yani sadece Google’da çalışanların tanıdıklarının test etmesi için açılan davetiye sistemi, bir anda tahmin edilenden kat ve kat hızla yayılmaya başladı ve herkes birbirine davetiye gönderir oldu.

Düşünsenize Gmail diye bir şey çıkmış kullanmak istiyorsunuz ancak bir türlü bu sisteme ulaşamıyorsunuz. Mutlaka bir davetiyeniz olmalı! Ne kadar da cezbedici değil mi?

Aynısını web masterların takıldığı bir platform olan R10.net’de de görebilirsiniz. R10’a üye olmak tam bir işkence. Eskiden referans ile kayıt alan bu site şimdi ne yapıyor hiç bilmiyorum 🙂 Ama bu yöntemle kendini baya önemli bir yere getirdiğinden hiçbir şüphem yok.

 

Yani özetle, markanızın dilden dile yayılmasının yollarını bulmalısınız. Bunun için sizlere önerim:

– Youtube fenomenleri ile görüşebilirsiniz. Sizlerle yakın formatta anlatımlar yapan fenomenler sizin için altın değerindedir.

– Facebook ve Instagram fenomenleri ile de görüşebilirsiniz. Yine Youtube’da olduğu gibi bu sosyal medya mecralarında yer alan ünlü fenomenlerle de görüşebilirsiniz.

– İş modelinize göre kendinizi özel kılacak işler de yapabilirsiniz. Örneğin kapalı Facebook grupları…Veya yukarıda bahsettiğim davetiye sistemleri.

 

Markalar aynı insanlar gibidir. Bir karakteri vardır. Bunu sakın unutmayın derim.

 

Haydi Kolay Gelsin!

Yardıma mı ihtiyacınız var? Hemen tanışalım.
Dijital Pazarlama, SEO, AdWords, Sosyal Medya veya İçerik Pazarlama alanında yardıma ihtiyacınız varsa size özel çözümler üretebilmemiz için bizimle iletişime geçebilirsiniz. Tel: 0 216 511 56 66 Email: info@seosozluk.com
[Toplam:1    Ortalama:5/5]

8 YORUMLAR

  1. İçeriklerinizi çok beğeniyorum. Özellikle de bu içerikte sözünü ettiğiniz gmail davetiyeleri ve mastercard reklamını sayenizde yeni öğrenmiş oldum. Okumaktan hiç sıkılmıyorum. Teşekkürler ?

  2. markaların değeri reklam ile artıyor anladığım kadarıyla. içerikleriniz çok faydalı ve anlatımınız akıcı. konuda uzman olduğunuz anlaşılıyor. teşekkürler.

  3. Merhaba benim ofis koltukları olarak sitem var yalnız sayfaya ziyaret eden oluyor arayan olmuyor sayfama başkaları yönlendirebilir mi . Bana bi ara çok saldırı yapmışlardı mail yolladılar 2000 adet kadar bana nasıl yardımcı olursunuz iyi çalışmalar kolay gelsin

  4. Merhaba Emre Bey,
    Yeni girişimimiz için sizden teklif alacağız ancak öncesinde ders çalışmak için hemen hemen tüm makalelerinizi okuyorum. Bir küçük noktada düzeltme yapmak isterim; “Word of month” yerine “word of mouth” olmalı. Saygılar.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here