Neden Algoritmalar, Sosyal Medya Stratejilerini Yok Eder?

0

Biz insanlar, genel olarak kısayolları hep severiz. Bu dürtü peşimizi hiç bırakmadı. Teknolojideki büyük sıçramalar ve son birkaç yüzyılın bilimsel bulguları büyük oranda, işleri hızlandırmak için daha hızlı, daha iyi ve daha etkili yollar bulmak için harekete geçirildi. Bununla birlikte, Yüzüklerin Efendisi’ndeki Frodo’nun sözünü de hatırlamamızda fayda var. “Kısayollar bazen uzun gecikmeler yapar”.

Sosyal medya pazarlamasında neden kısayollar tercih edilir bunun üzerinde duralım.

Serbest erişimin cazibesi

Sosyal medya, ilk ortaya çıktığı zamanlarda pazarlamacılar arasında hızla yayılan hoş bir söz verdi: Pazarlama mesajlarınızla sınırsız bir kitleye doğrudan erişebilme özgürlüğüne sahipsiniz! Ayrıca, sosyal platformlar, herhangi bir şirketin ölçeklenebilir bir erişim makinesi yaratmasına imkan tanıyan özel araçlar, analizler ve yetenekler içeren marka odaklı profilleri hızla ekleyerek iş olarak benimsenmesini teşvik etti.

İçerik şoku

Dağıtım maliyeti düşük olduğunda içerik kalitesi kaybolurken yazılı olmayan ama görünüşte değişmez bir pazarlama yasasıdır. Aynı zamanda içerik miktarı katlanarak yükselir. İlk olarak Mark Schaefer’in 2014 tarihli blogunda, İçerik Şoku başlığıyla açıkladığı problem budur.

Schaefer, içerik pazarlamacılarının başlangıçta Facebook ve Twitter gibi sosyal ağları bir kriz olarak nitelendirdiğini daha sonra kullanıcı deneyimi sorunu olarak görmeye başladıklarını dile getirmiştir.

Sosyal içerikli yayınlarda ticari içeriğin artan miktarı, çoğu insanın sosyal paylaşım ağlarına katılma nedenleriyle çelişki yarattığını kanıtladı. Tipik sosyal medya kullanıcıları, iki temel nedenden dolayı bir ağa üye olur: Arkadaşlarıyla ve aileleriyle iletişim halinde olmak ve eğlenmek için. Üçüncü bir neden ise, son dakika haberlerinden ve analizlerden daha fazla bilgi sahibi olmak olabilir.

Çok fazla ticari içerik, kullanıcı akışlarına girdiğinde, kullanıcılar sinirlenirler ve platformu daha az kullanmaya başlarlar. (veya daha da kötüsü, tamamen kullanmayı bırakabilirler)
Facebook haber akışı algoritmasında yaptığı büyük bir değişikliği Ocak 2018 duyurusunda şu şekilde anlattı. Facebook CEO’su ve aynı zamanda kurucusu olan Mark Zuckerberg (diğerleriyle “anlamlı etkileşimler” içine girmeyen içeriklere sahip) çok fazla “pasif içeriği” olan insanlara dikkat çekti.

Facebook, uzun süredir mutsuz olan kullanıcıların hızlı bir şekilde eski kullanıcılar haline geldiğinin de farkında… Dolayısıyla, yavaş ama emin adımlarla, sosyal ağların birçoğu kullanıcının yayınlarında algoritmik kontrol ve filtreleme uygulamaya başlamıştır.

Bazıları ise bu konuda oldukça hoşgörülü davrandı. Örneğin, Twitter’ın yayınları, çoğunlukla kullanıcının izlediği herhangi bir hesaba gönderilen her şeyin kronolojik bir görüntüsüdür. Bununla birlikte, Şubat 2016’da Twitter, bir kullanıcının ilgisini çekecek yayınları sayfanın üst kısmına getirecek bir algoritma tanıttığını duyurdu. Kullanıcılar için daha hoşgörülü bir algoritma demek mümkün. Çünkü kullanıcılar, istediklerini seçebilir veya kullanabilir.

Diğer durumlarda, algoritmalar kullanıcıların zaman çizelgelerini önemli ölçüde değiştirdi. Facebook kullanıcılarının, yayınlarında gördükleri tamamen algoritmalar tarafından belirlenir ve neredeyse hiçbir kullanıcı, yakın arkadaşlarının yayınladığı her şeyi göremeyebilir.

Bu algoritmaların uygulanması ve devam ettirilmesinin bir sonucu olarak işletmeler, sosyal paylaşım ağlarındaki organik erişimlerinin yıllar içinde keskin bir şekilde düştüğünü gördüler.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here