E-ticaret ve Salatalık Teoremi

Öncelikle bu ortamda ilk yazım olması nedeni ile böyle bir heyecan yapmadım değil hani. Nasıl başlarsak öyle gider ya, umarım sizlere iyi izlenimler bırakır iyi günleri hepbirlikte görüyor oluruz…

Konuya girmeden önce çok kısa kendimden örnek vererek başlayacağım.

E-ticaret dünyasında çok farklı müşteri kitlesiyle tanıştım. Önce elektronik, sonra hediyelik eşya ve şimdi bebek üzerine bir marka. Hepsinden toplamda edindiğim bir çok tecrübe oldu. Bu tecrübeler, müşteri sadaktinde bir çok madde idi. Fakat bu maddeler de “daniska” olan bir başlık vardı..

Bu başlık ise Memnuniyetsizliktir.

Aslında Türkiye’de yapılan birçok araştırmalarda ” tirend ” olan bir başlıkmıış. Yani sadece e-ticaretten değil. Genel olarak memnun değiliz. Memnun gibi görülen ama deşince memnun olmayan bir toplum olmamız aslında çok üzücü. Dışından “ehonomi coh eyi ” derken bir yandan da “nasıl geçineceğiz ya osman abi?” modelini görmekteyiz.

Peki, burada ki memnuniyetsizlik nereden geliyor bunu hiç düşündünüz mü?

Bi sn;

Vatandaşa canlı canlı sordular geçen gün XX TV ‘ de.
İnternete güveniyor musunuz?
“Hayır” deyiverdi genç abimiz. Elindeki son model internet uyumlu telefonla.

Hemen topluyorum ve sadete geliyorum.

Sevgili okurlar..

Zamanında bir gazetenin reklamlarda devasal olarak gösterdiği müzik setiyle başladı bu taverna. Bir dönem sırf o kupon döneminde, mobilyacıya gidip dolap yaptırdı. Yerini hazırladı. Kuponlar bitince, komşunun arabası rica edildi. Müzik seti alınmaya gittiğinde ise, kol saatinden biraz büyük, 50 CL kutu koladan az tıknaz teybi paketleyeverdiler elimize. Millet üzüntüden hasta oldu. Veba arttı. Dönem dönem olalı böyle hayal kırıklığı yaşamadı. Evet abarttım ama önce onlar başlattı!

Yetmedi, yıllar böyle geçti..

E kardeşim, ben bu ortamda büyümüşüm, benim nesilim bunları yaşamış, Yetmezmiş gibi milenyum çağında gel bi de bize salatalık gönder !! oldu mu bu iş ??

Yenilen pehlivan güreşe doymazmış. Biz ne kupondan korktuk ne de piyasa değeri 2500 TL olan cihazı 150 TL görünce almaktan. Telefon yerine aldık Çengelköy hıyarını. Afiyet olsun.
Reziklerin, aldatmanın sonu bucağı gelmedi kardeşim… tüketici artık kandırılmaktan bıktı usandı ! büyük büyük gösterip minik minik yedirdiler. Boy gösterip bize feyk attılar.

Yahu sen öyle diyorsunda, işini doğru dürüst yapanların şuçu ne?

zaten asıl polemikte burada doğuyor.

Markalar, müşterilerini memnun edebilmek adına bir çok eyleme giderler. Burada uygulanan en klasik metot, sadakat merkezleri ile ödeme sonrası kargo teslimatıdır. Yani müşterinin aldığı malın zamanında eline geçmesi, sorduğu sorularda anında cevap alması, bir markanın marka değerine sahip çıkmasında en önemli yatırımdır. Memnuniyetsizliklerin görüldüğü en sık şikayet kalıbı ise “ben paramı verdim.. Acaba ürünüm gelecek mi ?” Mennuniyetsizlik, güvensizliğe geçerken ise “Siteye kart bilgilerimi verdim. Acaba ne kadar güvenli.” sorularını pek görür, duyar olduk.

Sipariş verme aşamasında ama fiyattan ama ürüne olan ihtiyaçtan dolayı siparişi tamamlıyoruz. Fakat sonrasında ise bu kuşkular müşterilerde çok ağır basıyor. Normal offline alışverişlerinizde sizin de başınıza gelmiştir mutlaka. Alışveriş yaptıktan sonra ” nasıl ama güzel demi? ” sorusunu en az 15** kere sorarız. Bunun farklı versiyonudur eticaret alışveriş kuşkusu. Memnun etmez, güvensizliği pekiştirir.

Marka elinden olmayan sebeple hele bir gecikiversin o kargoda, anında ifadesini alırız. Gördüğümüz görselden milim yanlışlık görelim affetmeyiz. Şikayeti başarız EvvelAllah. Geçmişten gelen kötü tecrübeler, siz iyi olsanızda malesef farketmiyor. Müşteri doğal olarak tepki veriyor. Düzeltmek için yeni yeni yöntemler uygulanıyor..

Evet markanızda kusursuzluk gerekiyor gibi görülsede, Siparişlerde geri dönüşleri olumlu hale dönüştürmek için iyi eğitilmiş bir çağrı merkezi ile entegrasyonu kuvvetli, paketlemeyi iyi bilen, temiz ve zamanında gönderim yapan bir deponuz olmalı. İster günde tek sipariş çıkarın, ister 1500- 50000 sipariş. Sizin gönüzüde müşteriler birden fazla iken müşterinin gözünde markanız tektir. Sadece sizi bilir. Bu yüzden kargom nerede diye size sorar. Muhattabı sizsinizdir. Soruyu size sorarken net ve temiz cevap bekler. Hakkıdır.

Memnuniyetsizlik ile yaşamak gerçekten çok zor. Evet. Fakat bir kaç iyileştirme ile bunu başarabiliriz. Müşterilerin haklı haksız davası değil bu. İşletmenizin iş ahlakıdır. Bu markalar çoğaldıkça eminiz ki o telefonlar sadece sosyal medya için değil, ihtiyaçlarınızı hızlıca karşılabilecek e-ticaretler içinde kullanılacaktır.

Not: Markalarda sahtecilik ve Fraud konusunu ayrıca yazacağım. Şimdilik üzerinden tadımlık geçiyorum..

ha unutmadan, geçenlerde gördüm.. Kilosu 80 TL’ye salatalık vardı. Eğer XPone yerine salatalık aldıysanız ve 2 kilo geldiyse. “Kârdasınız”

Yardıma mı ihtiyacınız var? Hemen tanışalım.
Dijital Pazarlama, SEO, AdWords, Sosyal Medya veya İçerik Pazarlama alanında yardıma ihtiyacınız varsa size özel çözümler üretebilmemiz için bizimle iletişime geçebilirsiniz. Tel: 0 216 511 56 66 Email: info@seosozluk.com
[Toplam:10    Ortalama:3.8/5]
Paylaş
Önceki İçerikGoogle Instant Devri Bitti!
Sonraki İçerikŞirketlerin Yaptığı Sosyal Medya Hataları
erkinerol

Balıkesir-Edremit 1988 Doğumlu ve Balıkesir Üniversitesi Mezunudur. Askerlik görevi sonrası İstanbul’a gelmiş olup, mesleki hayatına E-Ticaret ile başlamıştır. Servis Noktası A.Ş. paylaş.com, Bun Design gibi markalarda E-Ticaret Yöneticiliği bulunmaktadır. Şuan ebebek.com ‘da E-Ticaret Uzmanı olarak görev almaktadır.

Hobileri Davul ve Perküsyon çalmaktır. İmzasının bulunduğu 2 albüm vardır. Çoğu popüler olmak üzere birçok sanatçıya davul/perküsyon çalmaktadır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here