Sunucu Hatalarının SEO Üzerindeki Etkileri – 5XX

Yorum yok

Özellikle Google Caffeine algoritmasının gelişimiyle, sunucu hatalarının SEO üzerindeki olumsuz etkisi hız kesmeden artmaya başladı. Dolayısıyla bu konu da SEO uzmanlarının kapsama alanına girer oldu.

Dünya üzerindeki herhangi bir SEO uzmanı, yaptığı SEO çalışmalarında sunucu hatalarının (5xx kodları olarak tanımlanabilir) minimuma indirilmesi gerektiğini belirtecektir. Sunucu hataları bazen, site güncellemeleri sırasında mecburi verilebilir ancak kullanılması gereken kodun 503 olduğundan emin olmak lazım. Ayrıca 503 süresinin çok da uzun olmaması gerekir.

Peki sunucu hataları SEO açısından ne kadar önemli? Sunucu hataları arama motoru sıralamalarını etkiliyor mu?

Sunucu Hataları ve SEO

1 – Ara Sıra Oluşan 500 Sunucu Hataları

 

Ara sıra oluşan 500 sunucu hatalarından anlatmak istediğim, bir URL’in bazen 200 durum kodu bazen ise 500 sunucu hatası vermesi… Bu tarz bir hata genellikle kullanılan sunucuda oluşan kronik hatalardan veya sunucunun hacklenmesi ile oluşmaktadır.

Bu durum SEO açısından oldukça kritik bir konudur.

Google botları, ziyaret ettikleri sayfalarda belirli periyodlarda 500 hataları ile karşılaşmaya başlarsa, sitenin genelini çok daha az ziyaret etmeye başlarlar. Bir web site için bu durum, vahim olarak nitelendirilebilir. Eğer siteniz Google tarafından çok fazla ziyaret edilmiyorsa, sayfalarınız Google indeksinde önce gerilemeye, sonra da yavaş yavaş indeksten çıkamaya başlayacaktır.

taranan sayfalar ve 500 hataları

Yukarıdaki grafik Google Search Console’dan alınan tarama istatistikleri verisidir. Kronik 500 hatası veren web sitelerin yüksek ihtimalle görecekleri grafik yukarıdaki gibi olacaktır. İlk tabloda Google’ın taradığı sayfa sayısındaki düşüş çok net belli oluyor.

 

2 – 18 Saatlik 500 Sunucu Hataları

 

Google botları, bir sayfadan 500 sunucu hatası aldıktan sonra bu hatayı takip eden ilk 18 saat içinde aynı sayfaya düzenli olarak sorgu göndermektedir. 500 hatasının ne kadar süreyle kesintisiz devam ettiği bilinmese de, bu 18 saat süresince her sorguda 500 hatası veren sayfalar, arama motoru sonuçlarında ciddi oranda sıra kaybı yaşamaktadırlar.

Google’da yer alan anahtar kelime sıralamasında 5 ile 100 pozisyon arası değişikliklerin gözlendiği bu durumda, eğer aynı konu ile ilgili farklı bir sayfanız varsa, pozisyon değişikliklerinde farklılıklar da olabiliyor. Örneğin, 500 hatası veren sayfanıza benzer sayfalarınız varsa, Google o konu ile hala alakanız olduğu sonucuna varıyor ve sizi ortalama 20 sıra kadar arama sonuçlarında geriye atabiliyor. (Rakamlar searchmetrics tarafından yapılan bir araştırmadan alınmıştır) Tamamiyle indeksten çıkarmıyor yani…

 

3 – Çok Sık Verilen 503 Hataları

 

Eğer sayfalarınızda çok sık 503 sunucu hataları veya bağlantı hataları veriyorsanız veya 503 hatalarının süreleri çok uzunsa, bu durumda SEO durumunuzu tehlikeye atacaktır.

Özellikle ortak kullanılan sunucularda yaşanan bu durum, web site performansını oldukça olumsuz etkilemektedir. Düzenli olarak yaşayacağınız “Connection time error” hataları, anahtar kelime sıralamalarında gerilere düşmenize neden olacaktır.

Google’ın bilinen yüzlerinden olan John Mueller’in açıklaması aşağıdaki gibidir:

If they persist for longer and don’t look like temporary problems anymore, we tend to start dropping those URLs from our index (until we can re-crawl them normally again).

Yani:

Eğer sunucu hataları geçici hatalar gibi durmamaya başlarsa, bu URL’leri Google indeksinden atma eğilimde olabiliriz (ta ki tekrar normal taramaya başlayana kadar)

 

Özetle;

Caffeine algoritması ile beraber Google tarafından sayfa indeksleme güncelliği oldukça gelişti. Yani eskiden arama sonuçları oldukça eski tarama sonuçlarına göre listelenirken, artık Google tarafından oldukça güncel bir indeks kullanılıyor. Bu güncellik de her geçen gün daha da fazla gelişiyor…(Bknz: Sayfalarınızın Google tarafından neden indekslenmiyor)

Eğer sayfalarınızda çok fazla 500 hatası varsa, web sitenizin Google sonuçlarında gerilere gitmesi kaçınılmaz ayrıca eğer 503 hataları çok sık yaşanıyor veya uzun süreli devam ediyorsa, web sitenizin geneli için de sonuçlar üzücü olacaktır.

 

Google Caffeine Algoritması

 

caffeine-algoritması

Google caffeine algoritması ile ilgili detaylı bir paylaşım zaten yapacağım ancak konuyla ilişkilendirmek için kısaca bu algoritma hakkında bilgi vermek istiyorum.

Haziran 8, 2010’da Google tarafından bir açıklama yapıldı.

Açıklamaya göre;

Artık Google’ın yeni bir indeksleme sistemi var, Caffeine. O tarihteki açıklamanın üzerinden nerdeyse 5 sene geçti ama o günkü tarihli açıklamaya göre Caffeine algoritması artık eski indeksleme modeline kıyasla %50 daha güncel sonuç veriyor.

Peki bu ne anlama geliyor?

Eski Google algoritması yukarıdaki görseldeki gibi çok fazla katmadan oluşuyordu. Bazı katmanlar diğerlerine oranla daha hızlı veya yavaş güncelleniyordu. Hatta ana katman, birkaç haftada bir ancak güncelleniyordu. Dolayısıyla sizin güncel içerikleriniz bazen güncelliklerini yitirdikten sonra Google sonuçlarında sıralanmaya başlıyordu.

Caffeine algoritması ise tüm web dünyasını küçük porsiyonlara bölüp, web sayfalarını devamlı analiz edebilmektedir. Dolayısıyla eğer siz sayfalarınızda bir güncelleme yaparsanız, bu durum Google botları tarafından eskiye oranla çok daha hızlı bir şekilde fark edilecek.

 

Haydi kolay gelsin!

Emre Tonguç

SeoSozluk.com'un kurucularından Emre, işletmelere SEO, AdWords, PPC ve E-Ticaret konularında danışmanlık hizmeti vermektedir. İçinde arama motoru geçen her konu onun için tam bir tutkudur.

Bültenimize Kayıt Olun!

Hakkımızda

SeoSozluk.com, Kurumsal SEO, E-ticaret Danışmanlığı, AdWords Reklamcılığı, Facebook Reklamcılığı, Google Analytics ölçümleme alanlarında uzmanlaşmış, e-ticaret sitelerine, websitelere ve portallara danışmanlık veren bir şirkettir.

Ücretsiz Teklif İsteyin

Stratejilerimizi belirleyip hedeflerimize odaklanıyoruz. Kurumsal SEO danışmanlığı, AdWords reklam yönetimi, E-ticaret danışmanlığı hizmetlerimiz için ücretsiz teklif alabilirsiniz

Bir makale daha?

Yorum yok
 

Yorum Yapabilirsiniz